Ocak 30, 2009
Saat sabahın 4:30’u ve hala uyumak için iyi bir neden gelmiyor aklıma. Aslında oldukça yorgun sayılırım, hatta yarım saat öncesine kadar gözlerimde ağrıyordu fakat uyumak istemiyorum. Gözlerimi kapatmak istemiyorum. Gece ilham veriyor düşüncelerime, gece kelimelere dökmediğim, dökemediğim düşüncelerimi besleyen kaynak. Çevremde herkes uykuda, bir başınayım, kendimle baş başa konuşuyorum, dinliyorum ve anlatıyorum. Bazen kelimeleri asla yakalayamayacakmışım gibi gelir, bende aklımdan öylece akıp gitmelerine izin veririm. Aynı bir nehir gibi akarlar zihnimde, kimi zaman seslerine kulak veririm, kimi zamanda bir daha geri gelemeyecek olmalarının hüznünü yaşarım. Uzanıp tutamam onları çünkü buna kalkıştığım anda sis olur kaybolur giderler. devamını oku »
Also tagged akıl, çıkarlar, çıkmazlar, düşünce nehri, ezgi, kelimeler, okuyucu, paradoks, sabah, seni seviyorum, seviyorum, zihin –
Ocak 28, 2009
Gidilecek çok uzun bir yol var önümüzde. Adımlamamız gereken taşlı dikenli ve bir o kadar da acı verici bir yol. Yürüyebilmek için aklımızı yerinden çıkarmak ve sadece kalbimizi kullanmak zorundayız.
Geçmişe dair tüm önyargılarımızı silmeli ve geleceğe bakmalıyız umutla. Tamam, ayaklarımız acıyacak belki yürürken, dikenler elbiselerimizi parçalayacak ve etimize girecek tüm hıncıyla, bazen de tökezleyecek ve dizlerimizin üzerine düşeceğiz. Parçalanan tenimizin altından kıpkırmızı bir kan damlayacak toprağa. Kapkara bir gözyaşı boğacak benliğimizi benliğimizde ve yeniden dirileceğiz güneşin hiç batmadığı ülkede.
Zanlısı benim bu hayatın tıpkı maktulü ben olduğum gibi…