Saat sabahın 4:30’u ve hala uyumak için iyi bir neden gelmiyor aklıma. Aslında oldukça yorgun sayılırım, hatta yarım saat öncesine kadar gözlerimde ağrıyordu fakat uyumak istemiyorum. Gözlerimi kapatmak istemiyorum. Gece ilham veriyor düşüncelerime, gece kelimelere dökmediğim, dökemediğim düşüncelerimi besleyen kaynak. Çevremde herkes uykuda, bir başınayım, kendimle baş başa konuşuyorum, dinliyorum ve anlatıyorum. Bazen kelimeleri asla yakalayamayacakmışım gibi gelir, bende aklımdan öylece akıp gitmelerine izin veririm. Aynı bir nehir gibi akarlar zihnimde, kimi zaman seslerine kulak veririm, kimi zamanda bir daha geri gelemeyecek olmalarının hüznünü yaşarım. Uzanıp tutamam onları çünkü buna kalkıştığım anda sis olur kaybolur giderler.
Dinlediğim müzik midir bu ağır melankolimin sebebi yoksa başlı başına ben miyim? Evet bu sorularda cevaplanmayan sorular mezarlığının içini boylayacaklar. İtiraf etmek gerekir ki cevaplama uğraşında olmadım hiç, hep sorular sordum kendime cevaplarım ümidiyle ama nafile diğerleri gibi eklendiler eksi haneme. Sanırım bunun en büyük sebebi sorular mı önemlidir, cevaplar mı paradoksunda gizli. Buradaki yaklaşım tarzım sürekli sorulara itiyor. Zihnimin yavaş yavaş dağıldığını ve düşünce dehlizlerimde kendimi kaybetmek üzere olduğumu hissediyorum. Bir müzik var kulağımda nerden geldiğini kestiremediğim. Ezgileri dünümden, bugünümden ve yarınımdan izler taşıyor sanki. Dalıyorum bir çıkmaza kaynağını bulmak için. İşim hep çıkmazlarda olmuştur. En güzel şeyleri çıkmazlarda yaşadım. Zaten liseyide bir çıkmazda okumuştum. O yüzden çıkarlar beni korkutur. Çıkmazlardan çıkarlara, belirsizlikten belirginliğe geçerken yedim en büyük darbeleri. Yumuşak hatları, kuytu karanlıkları, bulutlarla kararmış gökyüzünü ve hırçın dalgalı denizleri sevişim hep bundan.
Hep bundan geceleri uyumak istemeyişim.
Ah çözüme yaklaştıkça kaybediyorum manayı. Çözümsüzlük lazım bana, aklımın ötesinde olaylarla sarsılmalı vücudum. Çaresizliğimi, aczimi görmeli, çıkarıp beynimi kafatasımdan yere çalmalıyım. Akıl, mantık, hepsi safsata. Aklın ötesinde, mantığında dışında olanlar var. Biliyorum çünkü beynim bana bunun mantıksız olduğunu söylüyor. Vah her şeyi açıklamaya çalışan beynim boşuna yoruluyorsun. Vah ki ne vah her şeyi kontrol altında tutmaya çalışan iradem yanlış yaptığının farkına varıp bir teslim olabilsen Yaradan’a, bir dönebilsen özüne. İçinden geçenleri bir yapabilsen tüm masumluğunla. Çocukçasına bırakıversen pınarlarından yaşlarını. Yavaş yavaş süzülürlerken geride bıraktıkları ıslaklığı, dudaklarında ki tuzlu tadlarını hissetsen, sel olup aksalar her iki yanından, yanağından. Temizleseler Seni, tertemiz etseler…
Bu müziği seviyorum… Bu müziği yapanı seviyorum… Bu müziği dinleyenleri seviyorum… Arayışta olan insanları seviyorum… Doğru olanı anlamaya çalışanları seviyorum… Karşısındakinin yüreğine bakanları seviyorum… Yardım eli uzatanları seviyorum… Başkalarını düşünenleri seviyorum… Gecenin sabahla buluşmak üzere olduğu anda uyanık olanları seviyorum… Geceyi seven herkesi seviyorum… Beni seven herkesi seviyorum… Beni sevmeyenleri bile sevmeye çalışıyorum… Kızgın olduğunda bile adaletli davrananları seviyorum… Ne kadar yanlış yapsam da kendimi seviyorum… Kendini seven herkesi seviyorum… Sevgiyi sevenleri seviyorum… Yaratılanı seviyorum Yaratan’dan ötürü… Ey okuyucu SENİ SEVİYORUM…
Hafifçe irkiliyorum ve kafamı çıkartıyorum düşünce ırmağından şöyle bir sallıyorum iki yana her yere kelimeler dökülüyor, ıslatıyorlar sayfayı ve lekeleri kalıyor orada bir daha çıkmamacasına…
Bir daha ki sefere kalem ve silginin hikayesini anlatacağım SANA okuyucu. Kalem ve silginin sayfalara sığmayan müthiş aşkını anlatacağım bekle. Düşündüm de bekleme, Sen hayatına bak yapman gerekenleri yap asla erteleme. Seni bulur ve anlatırım. Beklemek başvurulacak en son çare olmalı…
Selam ve dua ile… Esen kal Okuyucu…
YolcU – 12 Ağustos 2007 (05:06)
No related posts.
Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

2 Yorumlar
hocam siteniz gerçekten çok güzel.teknoloji dünyasi kullanmak lazim:) siteniz bence kararan kalplere birazcik olsun işik saçiyor.tabi düşünen insan için.düşünmeyen insan ne bilsin kalbi ne bilsin ….iyi çalişmalar
hayran olunası