Kategori Arşiv: Denemelerim

Saat Sabahın Dördü

4.jpg

Saat sabahın 4:30’u ve hala uyumak için iyi bir neden gelmiyor aklıma. Aslında oldukça yorgun sayılırım, hatta yarım saat öncesine kadar gözlerimde ağrıyordu fakat uyumak istemiyorum. Gözlerimi kapatmak istemiyorum. Gece ilham veriyor düşüncelerime, gece kelimelere dökmediğim, dökemediğim düşüncelerimi besleyen kaynak. Çevremde herkes uykuda, bir başınayım, kendimle baş başa konuşuyorum, dinliyorum ve anlatıyorum. Bazen kelimeleri asla yakalayamayacakmışım gibi gelir, bende aklımdan öylece akıp gitmelerine izin veririm. Aynı bir nehir gibi akarlar zihnimde, kimi zaman seslerine kulak veririm, kimi zamanda bir daha geri gelemeyecek olmalarının hüznünü yaşarım. Uzanıp tutamam onları çünkü buna kalkıştığım anda sis olur kaybolur giderler.   devamını oku »

Pencerede Batan Gün

Bu kaçıncı gündü nefretle biten? Aslında kendiside farkında değildi ne zamandan beri nefret ettiğinin. Bu onda yeni mi başlamıştı? Sorular soruyordu kendisine cevap alma umuduyla

En doğru karar insanın kendi verdiği karardır demesine rağmen şüphelenmeye başlamıştı bu sözlerinden. En doğru karar insanın kendi verdiği kararsa, neden mutsuzum şu an diye geçirdi içinden.

Birkaç gündür hatta farkına varmadan birkaç aydır şüpheyle kendine güven arasında geziniyordu. Hangisine daha yakındı? Bu soruyu kendisine sorduğundaysa zihni kaçamak cevaplar veriyordu.

Madem tam ortadasın ikisine de eşit uzaklıktaki noktada, öyleyse sen hiçbirine de yakın değilsin ve uzakta değilsin. Bir noktada duruyorsan sende bir noktasın; var ve yok, ikisini bir arada yaşayan. Hüznü ve mutluluğu bir arada tutabilen. Nokta kadar var ama bir o kadar küçük ve değersiz.

Bir an düşünmeyi bıraktı, zihninin sesini de kesti bir radyoyu kapatırcasına. Sadece gökyüzünün dumandan kirlenmiş koyu ve bir o kadarda uçuk maviliğine kaptırdı kendini. Baktı baktı evren yaratıldığından beri oradaydı sanki, ounla birlikte oluşmuştu zıtlıklar. Hiç düşünmeden bunları hissetti zıtlıklar birliğinde.   devamını oku »

Hüzün

3.jpg

Tanıdığım bir hüzün var içimde,
Uzun zamandır tatmadığım, belki de özlediğim bir hüzün.
Bana yazman gereken zamanı hatırlatan,
“Artık şiir olmak istiyorum” diyen bir hüzün…
Çünkü şiir, en doğru yoldur
Anlatamadıklarını anlatmak, bilinmeyenlerini paylaşmak için.
Bildiklerini göstermek için de güzel olandır şiir yazmak aslında,
Ve sanırım hüzün de farkında bunun.
Bu kez bir başka coşkuyla yazılmak istiyor
Sabırsızlanıyor şiirlerin en kıdemli duygusu;
“Hadi, durma! Ne kadar kasvetli, ne kadar siyah olduğumu göster” diyor insanlara…
Oysa kâğıdım ona inat önümde bembeyaz duruyor.
Kalemiminse ucu bitmiş,
Sanki bu hüznü yazmak istemiyor…   devamını oku »

Yolcu Yolunda Gerek…

- Korkuyorum…
- Korkuyor musun?

……

Kısa bir sessizliğin ardından fısıldayarak evet dedi. Ağzından çıkan her harfle birlikte azalan bir tını ile havaya karıştı evet, uzadı… Uzadı… Bir kuş oldu dağları aştı.

Yolcu yolunda gerek demişlerdi ona,
O zaman her Yolcu’ya  düşen gibi yoluna gitmeliydi
Şöyle bir baktı ufka doğru usul usul, derin derin, birazda özlemle
Korkuyordu gitmekten ama mecburdu
Ağır ağır adımlarını atarken çamurlu yola,
Sessizce ağladı içinden ardında bıraktıklarına
Bu sefer son muydu, yoksa başka bir başlangıcımıydı
Bilmiyordu… Galiba hiç bilemeyecekti yola çıkmadıkça
Oda düştü böylece yola.
Ne demişti eskiler ‘Yolcu yolunda gerek’…

Yol, Yolcu’yu çağırıyor özlemle
Yolcu, yola gidiyor ürkekçe

Zanlı ve Maktül…

Gidilecek çok uzun bir yol var önümüzde. Adımlamamız gereken taşlı dikenli ve bir o kadar da acı verici bir yol. Yürüyebilmek için aklımızı yerinden çıkarmak ve sadece kalbimizi kullanmak zorundayız.

Geçmişe dair tüm önyargılarımızı silmeli ve geleceğe bakmalıyız umutla. Tamam, ayaklarımız acıyacak belki yürürken, dikenler elbiselerimizi parçalayacak ve etimize girecek tüm hıncıyla, bazen de tökezleyecek ve dizlerimizin üzerine düşeceğiz. Parçalanan tenimizin altından kıpkırmızı bir kan damlayacak toprağa. Kapkara bir gözyaşı boğacak benliğimizi benliğimizde ve yeniden dirileceğiz güneşin hiç batmadığı ülkede.

Zanlısı benim bu hayatın tıpkı maktulü ben olduğum gibi…